SAĞLIK
Doğada Saklanan Tehlike: Tularemi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Sinsi. Kırsal bölgelerde, özellikle su kenarlarında vakit geçirenlerin hiç beklemediği bir anda kapısını çalabiliyor bu hastalık. Son dönemde bazı köylerden gelen haberler, dikkatleri yeniden kemirgenlerden bulaşan o eski dertlere çevirdi. Herkes acaba grip mi oldum diye düşünürken, aslında mesele çok daha başka bir yerde, bir su kaynağında ya da bir tavşanın temasında gizli olabiliyor.
Sütle Gelen Gizli Tehlike: Malta Humması
Bahar ayları geldiğinde meralar şenlenir ama sofraya gelen sütün hikayesi bazen o kadar neşeli bitmiyor. Aslında herkesin bildiği o meşhur peynirin tadı, arkasında "Brucella" dediğimiz sinsi bir misafir saklayabiliyor. Köylülerin kendi arasında Malta Humması (peynir hastalığı) dediği bu durum, hayvanlardan insanlara sessizce sızıyor. Acaba içtiğimiz o taze sütün ne kadar güvende olduğunu hiç düşündünüz mü?
Göz Çukurundan Gelen O Sızı: Küme Baş Ağrısı
Eylül ayıydı, hava henüz yeni soğumaya başlamışken aniden geliverdi. Çoğu kişi bunu sıradan bir migren sanıyor ama durum çok daha başka. Gözün tam arkasından bir bıçak saplanıyor sanki. İnsan ne yapacağını bilemiyor, odanın içinde volta atmaktan başka çare kalmıyor bazen.
Yataktan Kalkarken Dünya Neden Dönüyor?
Sabah gözünüzü açtınız, her şey yolunda görünüyor. Başınızı yastıktan hafifçe yana çevirdiğiniz an bir felaket yaşanıyor sanki. Oda bir anda hızla dönmeye başlıyor, mideniz bulanıyor. Korkutucu, değil mi? İşte bu durumun adı tıp dilinde Benign Paroksizmal Pozisyonel Vertigo (baş dönmesi) olarak biliniyor. Halk arasında ise kısaca kristal kayması diyoruz.
Kulaktaki Fırtına: Meniere ile Yaşamak
Sabah uyandığınızda odanın tavanı üzerinize yıkılacak gibi dönüyorsa, muhtemelen o meşhur misafir kapınızı çalmıştır. Meniere hastalığı (iç kulak tansiyonu) sadece bir baş dönmesi değil; aslında insanın dengesini ve hayat kalitesini kökten sarsan bir durum. Çoğu kişi bunu basit bir yorgunluk sanıyor ama işin aslı pek öyle değil.
Grip mi Yoksa Gizli Bir Tehlike mi?
Hava soğuyunca kapımızı çalan o meşhur virüsler bazen göründüğünden daha ağır bedeller ödetiyor. Her şey sıradan bir ateş veya boğaz ağrısıyla başlıyor aslında. Sonra bir bakmışsınız tablo aniden değişmiş. Reye sendromu (karaciğer ve beyin hasarı), tıp dünyasının hala tam çözemediği o korkutucu bilmece olarak karşımızda duruyor. Acaba sıradan bir grip ilacı bu süreci tetikler mi?
Heykel Gibi Kalan İnsanlar: Uyku Hastalığı
Donmuşlardı. Bir kış sabahı Viyana'da klinikler dolmaya başladı. İnsanlar oldukları yerde öylece kalıyordu. Kimisi yemeğini yerken, kimisi ise tam adım atacakken durmuştu. Doktorlar önce bunun ağır bir grip olduğunu sandı. Ancak durum çok daha karmaşıktı. Gelişmeleri medihaber.com’u takip ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.
Ense Kökündeki O Sızı: Chiari Malformasyonu Nedir?
Geçmeyen bir baş ağrısı bazen sadece yorgunluk değildir. Hele ki bu ağrı hapşırırken veya gülerken ensenizden yukarı doğru saplanıyorsa. Tıp dünyasının Chiari Malformasyonu (Beyincik Sarkması) dediği bu durum, aslında kafatasının alt kısmındaki o daralmayla ilgili.
Omuriliğin Sessiz Misafiri: Siringomiyeli
Sırtınızda garip bir yanma ya da ellerinizde bir hissizlik mi var? İnsan bazen geçer diye bekliyor ama bazen durum daha derinlerde gizli oluyor. Siringomiyeli (omurilikte kistik genişleme) işte tam böyle bir şey. Omuriliğin merkezinde biriken o sıvı, zamanla dokulara baskı yapmaya başlıyor. Aslında nadir görülür deniyor ama teşhis yöntemleri arttıkça daha çok duyuyoruz sanki.
Vücudun Bir Yarısı Neden Susar?
Geçenlerde bir vakayı incelerken fark ettim, insan vücudu bazen gerçekten inanılmaz bir bilmeceye dönüşüyor. Brown Sequard Sendromu (omurilik yaralanması tipi) tam da böyle bir şey. Bir sabah uyanıyorsunuz ve vücudunuzun sağ tarafı hareket etmiyor ama dokunmayı hissediyor; sol tarafı ise kıpırdayabiliyor ama sıcaklığı algılamıyor.
Bir Sabah Uyandığınızda Yüzünüz Size Ait Değilse: Bell Felci
Her şey sıradan bir sabah başlıyor aslında. Aynaya bakıyorsunuz ve sanki yüzünüzün bir yarısı diğerine küsmüş gibi. Gözünüzü tam kapatamıyor, su içerken bardağı kavrayamıyorsunuz. İnsanı önce bir panik dalgası sarıyor, acaba inme mi indirdim diye düşünmeden edemiyor kişi.
Yüzde Şimşek Çakması Hissi: Trigeminal Nevralji
Hayat bazen küçücük bir temasla altüst olabiliyor. Bir sabah yüzünüzü yıkarken veya hafif bir rüzgar estiğinde yanağınızda patlayan o tarif edilemez acı. İnsan neye uğradığını şaşırıyor, sanki birisi o an yüzünüze elektrik veriyor gibi. Halk arasında "delirten hastalık" diye biliniyor ama biz ona tıpta Trigeminal Nevralji (yüzdeki sinir ağrısı) diyoruz.
Görünmez Bir Yük: Tourette Sendromu
Sokakta yürürken aniden omzunu silken birini görseniz ne düşünürsünüz? Ya da tuhaf bir ses çıkaran bir genci. Çoğumuzun meraklı bakışları altında ezilen bu insanlar, aslında beynin küçük bir oyununa hapsolmuş durumda. Gilles de la Tourette (tik hastalığı) adıyla tıp dünyasına giren bu durum, sanıldığı gibi sadece küfür etmekten ibaret değil. Hatta bu durum, vakaların çok azında görülüyor.
Geceleri Kabusa Çeviren O Garip Kıpırtı
Güneş batınca başlıyor her şey. Yatağa uzandığınız an bacaklarınızda o tarif edilemez karıncalanma hissi beliriyor. Sanki derinizin altında bir şeyler yürüyor ya da damarlarınızda hafif bir elektrik akımı var. Hareket ettirmeden duramıyorsunuz. İlginç bir durum bu aslında. Birçok kişi bunu sadece yorgunluk sanıyor ama işin aslı pek öyle değil gibi.
Gülüşün Yarım Kaldığı An: Katapleksi
Bir arkadaşınız komik bir şey anlatıyor. Tam kahkaha atacakken dizlerinizin bağı çözülüyor. Kendinizi yerde buluyorsunuz ama bayılmadınız. Bilinciniz açık ama parmağınızı bile oynatamıyorsunuz. Korkutucu değil mi? İşte bu durumun adı Katapleksi (ani kas kontrolü kaybı).
Gündüz Gelen Davetsiz Misafir: Narkolepsi
Öğle sıcağı bastırmadan hemen önce, bazen en neşeli kahkahaların ortasında dünya bir anlığına kararıveriyor. Etrafınızdaki sesler uzaklaşıyor. Bir bakmışsınız, kontrol tamamen elinizden kayıp gitmiş. Narkolepsi, yani halk arasındaki adıyla uyku hastalığı, aslında sadece "çok uyumak" değil. Bu durum, beyindeki kimyanın bize oynadığı küçük ama hayatı zorlaştıran bir oyun.
Huntington Koresi: Genlerin Arasındaki Gizli Dans
Kafanızın içinde bir yerlerde kontrol edemediğiniz bir hareketin başladığını düşünün. İlk başta belki sadece bir parmak seğirmesi ya da ufak bir dengesizlik. Sonra bu durumun tüm vücudunuza yayılan bir "dans" halini aldığını hayal etmek bile ürkütücü. Tıp dünyasında Huntington Koresi (istemsiz dans benzeri hareketler) olarak bilinen bu durum, aslında aile yadigarı bir genetik mirasın sonucu.














