SAĞLIK
Nadir Bir Genetik Yolculuk: Patau Sendromu Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Bazen doğa, hücrelerin bölünme aşamasında beklenmedik yollar izleyebiliyor. Patau Sendromu tam da bu karmaşık sürecin ortasında karşımıza çıkıyor. Tıp dünyasında Trisomi 13 (üçlü kromozom) olarak bilinen bu durum, aslında bir hücre kazasıdır. Aileler için ilk duyulduğunda sarsıcı bir haber olabilir. Acaba süreç nasıl ilerler diye düşünmeden edemiyor insan.
Bir Genetik Bilmece: Edward Sendromu Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Hastanelerin koridorlarında bazen adı pek duyulmamış, ama ağırlığı çok büyük olan teşhislerle karşılaşıyor aileler. Bahar aylarında yapılan rutin kontrollerde aniden gündeme gelen Edward Sendromu da bunlardan biri. Genetik bir farklılık bu aslında. Tam olarak bir hastalık diyemiyoruz belki. Ama etkileri oldukça sarsıcı.
Sessizce İlerleyen Bir Gen: Kırılgan X
Bazen bir çocuğun gözlerindeki çekingenlik sadece utangaçlık değildir. Aileler Mart ayı civarında bu durumu daha çok sorgulamaya başlıyorlar genellikle. Kırılgan X Sendromu dediğimiz bu durum, aslında kalıtsal zekâ geriliğinin en yaygın sebebi olarak biliniyor. Ama herkez bunu hemen fark edemeyebiliyor. Çocuklarda geç konuşma veya göz temasından kaçınma gibi belirtilerle kendini gösteriyor.
Bir Genetik Mücadele Hikayesi: SMA
Bebek bekleyen ailelerin son dönemde en çok duyduğu kısaltma bu. Spinal Müsküler Atrofi (kas kaybı ve zayıflığı) sessizce ilerleyen bir süreç. Aslında her şey yolunda görünürken başlıyor süreç. Gözle fark edilmesi zor olan küçük bir gevşeklik bazen ilk işaret oluyor. Uzmanlar genetik mutasyon (genlerdeki değişim) durumuna odaklanıyor hemen.
Kaslardaki Yavaş Misafir: Becker Müsküler Distrofi
Her şey aslında merdiven çıkarken o dizlerin hafiften titremesiyle başlıyor. İnsan önce yoruluyorum herhalde diyor, yaşlanıyor muyum acaba diye kendine soruyor. Becker Müsküler Distrofi (kaslardaki protein eksikliği) tam da böyle sessizce süzülüyor hayata. Duchenne kadar sert değil belki ama yine de hayatın ritmini değiştiriyor.
Görünmez Bir Yük: Küçük Adımların Büyük Mücadelesi
Oyun parkında koşuşturan çocukların arasında bazen bir sessizlik olur. Diğerlerinden biraz daha yavaş kalkan, merdivenleri çıkarken sanki bir yük taşıyormuş gibi duran o çocuk. Anne ve babaların gözündeki o ince sızı, aslında çok büyük bir hikayenin başlangıcı olabilir. Kasların zamanla gücünü yitirdiği Duchenne Müsküler Distrofi (kas erimesi), bugün pek çok ailenin sessiz mücadelesi haline gelmiş durumda.
Sessizce İlerleyen Kanama: Hemofili B Dosyası
Genç adam dizindeki şişliğe bakarken aslında bir eksikliğin bedelini ödüyordu. Sokakta top oynarken alınan küçük bir darbe, saatler sonra dinmek bilmeyen bir sızıya dönüşüyor. Bu durumun adı tıp dünyasında Hemofili B (Faktör IX eksikliği) olarak biliniyor. Nadir görülmesi onu daha gizemli kılıyor. Yıllardır. Belki de toplumda yeterince tanınmaması hastalar için en büyük yük.
Kanın Sessiz Nöbeti: Hemofili A ile Yaşamak
Dizindeki o küçük morluk aslında çok şey anlatıyor olabilir. Çoğumuz için basit bir çarpma olan durum, kimileri için bitmek bilmeyen bir endişenin başlangıcıdır. Genetik bir mirasın yükünü omuzlarında taşıyan binlerce insan var. Kanın o mucizevi pıhtlaşma (donma) yeteneğinin eksikliği hayatı bazen durma noktasına getiriyor.
Kanın Şekli Değişince: Orak Hücreli Anemi
Her şey aslında küçücük bir hücrenin yanlış şekil almasıyla başlıyor. Normalde yuvarlak olması gereken alyuvarlar (kırmızı kan hücreleri), bir bakmışsınız orak gibi eğilmiş. Bu durum vücutta sessiz bir fırtınaya sebep oluyor galiba. İnsan ilk duyduğunda basit bir şekil bozukluğu sanıyor. Ama değil. Zor. Kan akışı durma noktasına gelince ağrılar kapıyı çalıyor.
Uzun Boylu Olmak Her Zaman Avantaj mı?
Bazen bir basketbol sahasında bazen podyumda karşımıza çıkan o aşırı uzun boylu silüetler aslında gizli bir hikaye taşıyor olabilir. Marfan sendromu dediğimiz bu durum, vücudu bir arada tutan bağ dokusunu vuran kalsal bir mesele. Görünüşte sadece uzun parmaklar ve ince bir yapı var gibi ama işin aslı derinde, dokuların esnekliğinde yatıyor.
Boy Kısalığının Ötesinde Bir Yaşam: Akondroplazi
Her şey aslında genlerdeki küçücük bir değişimle başlıyor. Sokakta yürürken gördüğümüz, boyu ortalamanın biraz altında kalan o insanların dünyası, sandığımızdan daha karmaşık. Akondroplazi (kemik büyüme bozukluğu), halk arasında cücelik diye biliniyor ama mesele sadece boy değil. Gövde normal genişlikteyken kolların ve bacakların kısa kalması, bu bireylerin karakteristik özelliği.
Sessizce İlerleyen Genetik Miras: Tay Sachs
Bazen en büyük fırtınalar, en sakin limanlarda başlar. Yeni doğan bir bebeğin gülüşündeki o masumiyetin ardında, gözle görülmeyen bir savaşın izleri gizli olabilir. Tay Sachs dediğimiz bu durum, aslında bir proteinin eksikliğinden kaynaklanıyor. Aileler ilk aylarda her şeyin yolunda gittiğini sanıyor. Ancak vakit ilerledikçe, motor becerilerde bir yavaşlama fark ediliyor.
Topuktan Alınan Bir Damla Kanın Hayat Kurtaran Hikayesi
Yeni doğan bir bebeğin o mis kokusu, ailesi için dünyanın en büyük mutluluğu kuşkusuz. Ancak bu pembe tablonun ardında, bazen sessizce ilerleyen bir risk saklanıyor. Fenilketonüri (genetik metabolizma hastalığı) tam da böyle bir durum. Belki de çoğumuzun sadece hastanede duyduğu o isim, aslında bir çocuğun tüm geleceğini belirliyor. Türkiye bu konuda biraz dertli. Her üç bin bebekten biri bu yükle doğuyor.
Genlerin Sessiz Çığlığı: Huntington Nedir?
Bir sabah uyanıyorsunuz ve vücudunuzun size ait olmadığını hissediyorsunuz. Ellerin birden titremesi, adımların sanki bir başkası tarafından yönlendirilmesi... Huntington hastalığı aslında tam da böyle, sinsi ve genetik bir miras. İnsan bazen merak ediyor, neden bu kadar karmaşık bir yapıya sahibiz? Bahar aylarında yapılan son araştırmalar, bu hastalığın beynimizdeki bir protein hatasından kaynaklandığını tekrar doğruladı.
Akupunktur Hakkında Her Şey 3000 Yıllık Şifa Mucizesi
Merhaba değerli izleyiciler! Bugün "MEDİHABER!!" kanalımızda, binlerce yıllık geçmişiyle modern tıbbın en güçlü destekçilerinden biri olan Akupunkturu tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz. Vücudumuzdaki o gizemli enerji yolları (meridyenler) nasıl çalışır? Saç teli kadar ince iğneler, beynimizdeki doğal eczaneyi nasıl harekete geçirir? Migrenden bel fıtığına, zayıflamadan stres yönetimine kadar akupunkturun mucizevi etkilerini bu videoda bulacaksınız. Bu videoda neler anlattık? Akupunkturun 3000 yıllık tarihçesi (Sarı İmparator’dan bugüne). Modern tıp ve sinirbilim açısından akupunkturun çalışma mantığı. Uygulama sırasında acı hissedilir mi? Seanslar nasıl ilerler? Akupunktur ile zayıflama ve iştah kontrolü mümkün mü? Migren ve kronik ağrılarda akupunkturun rolü. Yan etkileri nelerdir ve kimlere uygulanmaz? Doğal şifa yollarını arayanlar, kimyasal ilaçların yan etkilerinden yorulanlar ve vücudunun kendi gücünü keşfetmek isteyenler için hazırladığımız bu rehber videoyu sonuna kadar izlemeyi unutmayın!
Vücudun Sessizce Fren Yapması: Multipl Sistem Atrofisi
Tıp dünyasında adı MSA olarak geçiyor ama hastalar onu "vücudun kilitlenmesi" diye tarif ediyor. Bir sabah uyanıyorsunuz ve sanki her şey biraz daha ağır. Hareketleriniz, dengeniz hatta otonom sisteminiz (kendi kendine işleyen organlar) yavaşlamaya başlamış. Bu durum acaba sadece yaşlılıktan mı? Yoksa daha derin bir sorun mu var? İnsan bazen anlayamıyor, belirtiler Parkinson ile o kadar benzer ki kafa karıştırıyor.
Bağışıklığın Şaşırtıcı Rotası: MS ile Yaşamak
Vücudun kendi savunma mekanizması bazen yolunu şaşırabiliyor. Bir sabah uyandığınızda parmak uçlarınızda geçmeyen bir uyuşma ya da gözünüzün önünde anlamsız bir bulutlanma fark ediyorsunuz. İşte bu durum, çoğunlukla "bin yüzlü hastalık" diye tabir edilen Multipl Skleroz (MS) habercisi olabiliyor. Aslında süreç, bağışıklık sisteminin sinirleri koruyan miyelin (sinir kılıfı) tabakasına saldırmasıyla başlıyor.














