İpek Yolu'nun Gizemli Mirası: Behçet Hastalığıyla Yaşamak
Ağzınızda aniden çıkan o inatçı yaralar bazen sadece yorgunluk belirtisi olmayabilir. Yüzyıllardır bu topraklarda sessizce gezinen bir rahatsızlık var. İsmini Türk doktor Hulusi Behçet'ten alan bu durum, aslında bir tür vaskülit (damar iltihabı) meselesi. Eskiler buna İpek Yolu hastalığı dermiş. Merak uyandırıcı, değil mi? Özellikle Akdeniz havzasında ve Doğu Asya'da çok sık görülüyor.
Genç yaşlarda kapıyı çalıyor genelde. Bir sabah aynaya baktığınızda gözünüzdeki hafif kızarıklık ya da bacağınızdaki ağrılı şişlik can sıkıcı olabilir. Acaba geçer mi diye beklemek en büyük hata. Belirtiler bazen kayboluyor, sonra tekrar geliyor. Tam bir saklambaç oyunu gibi.
Vücut kendi dokusuna saldırıyor maalesef. Bağışıklık sistemi biraz şaşırmış durumda. Tekrarlayan aft (ağız yarası) en tipik işareti diyebiliriz. Hastaların yaklaşık %65'inde bu yaralar ilk sinyal oluyor. Genital bölgedeki yaralar ise süreci biraz daha zorlaştırıyor. Zor. Yine de umutsuzluğa kapılmamak lazım çünkü erken teşhis her şeyi değiştirir.
Ekim ve kasım aylarında atakların arttığını söylüyor bazı uzmanlar. Göz tutulumu yani uveit (göz içi iltihabı) ciddiye alınması gereken bir aşama. Eğer tedavi edilmezse görme kaybına kadar gidebiliyor yolun sonu. Gelişmeleri medihaber.com’u takip ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz, bu sayede yeni tedavi yöntemlerinden de haberdar olursunuz.
Bugün tıp dünyası çok ilerde. Bağışıklığı dengeleyen ilaçlar sayesinde hastalar normal hayatına devam edebiliyor. Stresten uzak durmak ise bu işin altın kuralı. Gelecek, biyolojik ajanlar denilen yeni nesil ilaçlarla çok daha parlak görünüyor. Belki bir gün bu genetik miras tamamen kontrol altına alınacak.
Haberin Detayları ve Süreç
Behçet tanısı konulan hastaların düzenli kontrol yaptırması hayati önem taşıyor. Damarların tutulduğu vakalarda hayati risk oluşabiliyor olsa da modern protokoller bu riski minimuma indirmiş durumda. Türkiye, bu konuda dünyadaki en deneyimli merkezlere sahip ülkelerin başında geliyor.
Sağlık birimlerinden alınan son verilere göre ülkemizde her 100 bin kişiden yaklaşık 415'i bu teşhisle yaşıyor. Uzmanlar, ağızda yılda üçten fazla çıkan yaraların mutlaka bir romatolog tarafından incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Doğru beslenme ve düzenli uyku, atak sıklığını önemli ölçüde azaltan unsurlar arasında gösteriliyor.
Sözlük:
-
Vaskülit: Kan damarlarının iltihaplanması sonucu hasar görmesi durumu.
-
Aft: Ağız içerisinde oluşan, ağrılı ve beyaz renkli yüzeysel ülserler.
Etiketler: #behçethastalığı #ipekyoluhastalığı #sağlık #romatoloji #hulusibehçet #medihaber