Gece Bitmeyen Susuzluk: Şekersiz Şeker Hastalığı
Hastane koridorunda beklerken insanın aklına binbir türlü şey geliyor. Bugünlerde polikliniklerin önü, elinden su şişesini düşürmeyen insanlarla dolu. Çoğu kişi kendisini şeker hastası sanıyor ama mesele bazen çok başka çıkabiliyor. Tıbbi adıyla diyabetes insipidus (şekersiz şeker hastalığı) aslında kandaki şekerle ilgili değil. Vücudun su dengesini kuran o kritik mekanizmanın bozulmasıyla ilgili bir durum bu.
Garip.
Sabahın erken saatlerinde, henüz güneş yeni doğarken konuştuğumuz hastalar hep aynı şeyi söylüyor. Günde yirmi litreye yakın su içmekten yorulmuşlar. Böbreklerin suyu geri emmesini sağlayan antidiüretik hormon (idrar önleyici hormon) eksikliği ya da görevini yapamaması asıl sorumlu burada. Belki de vücut sadece bir sinyal hatası veriyor. Geçen Ekim ayında yapılan bir araştırmada vakaların %42'den fazlasının beyin cerrahisi sonrası geliştiği saptanmış. Diğer bir raporda ise bu oran %39 civarında seyrediyor. Rakamlar biraz karışık ama tablo net. Sürekli idrara çıkma (poliüri) hali hayat kalitesini gerçekten dibe çekiyor.
Uzmanlar uyarıyor aslında. Kandaki sodyum dengesi şakaya gelmez. Tedavi edilmezse vücudun aşırı susuz kalması (dehidratasyon) riski kapıda bekliyor. İnsanı biraz ürkütüyor bu durum haliyle. Ancak tıp dünyası boş durmuyor. Doğru teşhis konulduğunda sentetik hormon takviyeleriyle hayatı normale döndürmek mümkün görünüyor. Gelecek umut verici zira yeni nesil ilaçlar daha az yan etkiyle yüz güldürüyor. Bahar döneminde çıkacak olan yeni kılavuzlar da doktorlara yol gösterecek.
-
Poliüri: Aşırı miktarda idrar çıkarma durumu.
-
Vazopressin: Vücuttaki su tutulumunu düzenleyen, hipofizden salgılanan ana hormon.
Gelişmeleri medihaber.com’u takip sitemiz ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.