El Bileğindeki Sinsi Tehlike: Kienböck Hastalığı

Bilek ağrısı şikayetiyle doktora başvuran pek çok kişi, aslında nadir görülen bir kemik sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor. Tıp dünyasında Kienböck hastalığı olarak bilinen bu durum lunate (ay kemiği) adı verilen küçük bir kemiğin kan akışının bozulmasıyla başlıyor. Kanlanma kesilince kemik dokusu yavaş yavaş ölmeye başlıyor ve bu da zamanla çökmeye yol açıyor. Genellikle ağır işlerde çalışan genç erişkinlerde görülen bu rahatsızlık, ilk evrelerde basit bir zorlanma sanılarak ihmal edilebiliyor.

El Bileğindeki Sinsi Tehlike: Kienböck Hastalığı


El Bileğindeki Sinsi Tehlike: Kienböck Hastalığı

Bilek ağrısı şikayetiyle doktora başvuran pek çok kişi, aslında nadir görülen bir kemik sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor. Tıp dünyasında Kienböck hastalığı olarak bilinen bu durum lunate (ay kemiği) adı verilen küçük bir kemiğin kan akışının bozulmasıyla başlıyor. Kanlanma kesilince kemik dokusu yavaş yavaş ölmeye başlıyor ve bu da zamanla çökmeye yol açıyor. Genellikle ağır işlerde çalışan genç erişkinlerde görülen bu rahatsızlık, ilk evrelerde basit bir zorlanma sanılarak ihmal edilebiliyor.

Hastanenin koridorlarında bekleyen hastaların yüzündeki o belirsiz ifade, durumun ciddiyetini aslında her şeyden daha iyi özetliyor. Uzmanlar, ağrının özellikle el sırtının orta kısmında yoğunlaştığını belirtmekte. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte el bileği hareketlerinde kısıtlılık ve kavrama gücünde ciddi azalmalar meydana geliyor. Yapılan araştırmalara göre vakaların %82'si tek elde görülürken, geriye kalan küçük bir grupta ise iki bilek birden etkilenebiliyor. Tanı aşamasında röntgen filmleri bazen yetersiz kalabiliyor bu yüzden MR (manyetik rezonans) görüntüleme hayati önem taşıyor.

Tedavi seçenekleri hastalığın hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösteriyor. Erken evrede yakalanan kinböck vakalarında istirahat ve alçı uygulamasıyla kemik üzerindeki baskı azaltılmaya çalışılır. Ancak kemikte çökme veya parçalanma başladıysa cerrahi müdahale kaçınılmaz bir hal alıyor. Ameliyat yöntemleri arasında kemiğe giden kan akışını artıracak revaskülarizasyon (yeniden kanlandırma) işlemleri ön plana çıkıyor. İleri vakalarda ise proksimal sıra karpektomi (ilk sıra bilek kemiklerinin çıkarılması) gibi daha radikal çözümlere başvurulabiliyor.

Sürecin başında yaşanan o belirsiz ağrı yerini ameliyat sonrası fizik tedaviyle birlikte kademeli bir iyileşme umuduna bırakıyor. Hastaların büyük çoğunluğu doğru müdahale ile günlük yaşamlarına dönebilmektedir. Erken teşhis el cerrahisi operasyonlarının başarısını doğrudan etkileyen en büyük faktör olarak görülüyor. Bilek bölgesindeki geçmeyen şişlikler mutlaka bir uzman tarafından incelenmelidir.

Terim Sözlüğü

  • Avasküler Nekroz: Kan gitmemesi nedeniyle kemik dokusunun ölmesi.

  • Lunate Kemik: El bileğinde bulunan, hilal şekline benzeyen küçük kemik.

  • Revaskülarizasyon: Bir doku veya organa kan akışının yeniden sağlanması işlemi.

Konu ile alakalı haberler

https://www.youtube.com/channel/UCtX2N6269YpWG8bi6qEnMyQ/search?query=kienböck

Gelişmeleri medihaber.com’u ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Elif Nur GEZER

YORUM EKLE