Japonya'nın Unutulmaz Ağrısı: Itai Itai Hastalığı Hakkında Bilinmeyenler

SAĞLIK

Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti. Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti.

Japonya'nın Unutulmaz Ağrısı: Itai Itai Hastalığı Hakkında Bilinmeyenler

Toyama Eyaleti sakinleri 1910'lu yılların başında Jinzu Nehri çevresinde garip kemik ağrıları hissetmeye başladığında kimse bunun bir çevre felaketi olduğunu düşünmemişti. İnsanlar basit bir romatizma sanıyordu ama durum çok daha cidiydi. Maden ocaklarından nehre sızan atıklar, pirinç tarlalarına ulaştığında bölge halkı farkında olmadan zehirlenmeye başladı. Yerel dilde "ah ah, acıyor acıyor" anlamına gelen bu hastalık, tıp tarihine en dramatik kirlilik vakalarından biri olarak geçti.

Hastalığın ana kaynağı olan kadmiyum (ağır metal), nehir suyuyla beslenen gıdalar yoluyla insan vücudunda birikiyor. Maden faaliyetlerinin 1911 ve 1912 civarında yoğunlaşmasıyla birlikte nehirdeki atık miktarı kontrol edilemez bir seviyeye ulaştı. Bölgedeki çiftçiler mahsullerinin kuruduğunu görse de bu suyun kendi kemiklerini de eriteceğini tahmin edememişti. Uzun süre bu sularla sulanan pirinçleri yiyen köylülerde ilk olarak böbrek yetmezliği belirtileri görüldü. Gazeteci olarak bölgeye gittiğinizde yaşlıların hala o günleri korkuyla anlattığını duyarsınız.

İnsan vücuduna giren bu ağır metal, kalsiyumun emilmesini engelleyerek kemiklerin cam gibi kırılgan hale gelmesine yol açıyor. Osteomalazi (kemik yumuşaması) teşhisi konulan hastalar, en ufak bir hareketle bile kemiklerinin kırıldığını hissediyordu. Hastalık özellikle yaşlı kadınlarda daha sık görülürken, doğum yapmış annelerin vücudundaki kalsiyum eksikliği süreci daha da hızlandırdı. İstatistiklere göre bölgede etkilenen yaklaşık 180 kişinin 120 kadarı hayatını kaybetti ama bu rakamın aslında biraz daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Hükümetin bu durumu resmen kabul etmesi ise yıllar sürdü. 1968 yılında yapılan resmi açıklamada, hastalığın nedeninin maden şirketlerinin doğaya bıraktığı atıklar olduğu kesinleşti. Günümüzde benzer vakaların yaşanmaması için su analizleri düzenli yapılıyor ancak topraktaki birikimin temizlenmesi on yıllar aldı. Merakla beklenen temizleme çalışmaları bittiğinde ise bölge artık eski tarım potansiyelini kaybetmişti; yine de gelecek için bir umut ışığı doğdu.

Terim Sözlüğü:

Kadmiyum: Doğada bulunan ama yüksek miktarda alındığında toksik (zehirli) etki yaratan ağır metal.

Osteomalazi: Kemiklerin mineral dengesinin bozularak yumuşaması ve kolayca kırılması durumu.

Böbrek Tübül Fonksiyonu: Böbreklerin kanı filtreleme ve vücut için gerekli maddeleri geri emme işlevi.

Konu ile alakalı haberler:

Itai Itai Hastalığı Tarihçesi

Ağır Metal Zehirlenmesi Belirtileri

Çevresel Kirlilik ve Halk Sağlığı

https://www.youtube.com/channel/UCtX2N6269YpWG8bi6qEnMyQ/search?query=kadmiyum

Gelişmeleri medihaber.com’u ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.