Sağlık hizmetleri, malzeme ve ilaç fiyatlarını TOBB belirleyebilir mi?

SAĞLIK HİZMETLERİNİN, TIBBİ MALZEME VE İLAÇ FİYATLARINI TOBB BELİRLEYEBİLİR Mİ? ‘’Enflasyonla topyekûn mücadele’’ programına katkı sunmak isteyen TOBB, sağlık hizmetlerini de içeren çoğu ürün ve hizmetin fiyatında % 10 indirime gidilmesini üyelerine tavsiye etti.

Sağlık hizmetleri, malzeme ve ilaç fiyatlarını TOBB belirleyebilir mi?

SAĞLIK HİZMETLERİNİN, TIBBİ MALZEME VE İLAÇ FİYATLARINI TOBB BELİRLEYEBİLİR Mİ?

‘’Enflasyonla topyekûn mücadele’’ programına katkı sunmak isteyen TOBB, sağlık hizmetlerini de içeren çoğu ürün ve hizmetin fiyatında % 10 indirime gidilmesini üyelerine tavsiye etti.

Peki, sağlık alanına olan ilgisini McKinsey & Company danışmanlık şirketine Türkiye Sağlık Sektörüne Genel Bakış raporunu hazırlatarak ortaya koyan TOBB, sağlığın finansmanındaki gerçeklerin farkında mıdır? Örneğin vatandaşların kamu veya özel sağlık kurumlarında sağlık hizmeti alırken cepten Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ödedikleri katkı/katılım paylarından ve Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT)  belirtilen tarifenin  %200’e kadar ulaşan düzeydeki ilave ücretten %10 indirime gidilmesini Cumhurbaşkanlığı kabinesine tavsiye edecek midir?

Bazı basın kuruluşlarında yer alan "TOBB indirimli ürünleri açıkladı, işte % 10 indirim yapılacak o ürünler” başlıklı haberde özetle;

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) üyelerine gönderdiği yazıya göre; 400’ü aşkın farklı üründe, ürünlerin ticaretini yapan üyelerinin 3 ay süre ile yüzde 10 indirim yapmaları tavsiye edilmektedir. % 10 indirim yapılacak ürünler arasında; ilaçlar, uzman hekim muayene ücreti, diş dolgu ve çekimi ücreti, numaralı gözlük cam ve çerçevesi, radyolojik görüntüleme ve laboratuvar tahlil ücretleri, doğum ücretleri, hastane yatak ücreti ve ameliyat ücretleri de yer almaktadır.

Vatandaşların sağlık hizmetine ulaşabilmeleri için Genel Sağlık Sigortası primi ödemeleri yeterli olmayıp, ek olarak cepten SGK’ya 14 kalem katkı payı ve özel sağlık kuruluşlarında tüm hizmetlerde SUT fiyatları üzerinden %200’e varan ilave ücret ödemeleri zorunludur. Bu sağlık sisteminin gerçek yüzüdür.

Kamuoyunda oluşturulan algı ise kamu, özel, üniversite tüm sağlık kuruluşlarında muayene, tetkik, ameliyat ve ilaç ücretlerinde indirime gidileceğidir. Oysa yazıda belirtilen durum bu değildir. Ürünlerin ticaretini yapan üyelerinin, yani ticaret odalarına kayıtlı olan özel poliklinikler, özel tıp merkezleri ve özel hastanelerin ücretlerinde %10 indirim yapmaları tavsiye edilmektedir.

Sağlığın finansmanında gerçek durum şudur:

Sağlık hizmetleri fiyatlandırma tarifesini;

1-5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında olan kişilere sunulan sağlık hizmetlerinin (tanı / tedavi için gerekli olabilecek ilaç, ortez – portez, tıbbi araç- gereç,  tıbbi sarf) türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını, Sosyal Güvenlik Kurumu Fiyatlandırma Komisyonu ve Kurumun yayımladığı Sağlık Uygulama Tebliği belirlemektedir.

SGK Fiyatlandırma Komisyonu;

1- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı,

2- Maliye Bakanlığı,

3- Sağlık Bakanlığı,

4- Kalkınma Bakanlığı,

5- Hazine Müsteşarlığı,

6- Üniversite Sağlık Hizmet sunucuları,



7- Özel Sağlık Hizmet sunucuları ve temsilcilerinden 1’er

8- Sosyal Güvenlik Kurumundan 2 olmak üzere toplam 9 üyeden oluşmaktadır.

2- Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finansmanı karşılanmayan sağlık hizmetleri, GSS kapsamında olmayan veya GSS kapsamında olduğu halde sağlık hizmet bedelini kendisinin ödeyeceğini beyan eden kişilere sunulan sağlık hizmet bedelleri ise Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Ek-2 “Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi”  üzerinden fiyatlandırılır.

Bu fiyat tarifesi eki sağlık turizmi ve turistin sağlığı kapsamında sunulan sağlık hizmetleri fiyat listesi (Ek-2A)  yer alan fiyatlar kamu ve özel tüm sağlık hizmet sunucuları tarafından sunulan sağlık hizmetlerini kapsamaktadır.

3- Özel sağlık kuruluşlarında özel hekimlik uygulamaları referans ücretini ise Türk Tabipler Birliği belirlemektedir.

4- İlaç fiyatlarının değerlendirilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığının koordinatörlüğünde Maliye Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının temsilcilerinin katılımıyla Fiyat Değerlendirme Komisyonu oluşturulur. Komisyon, üç ayda bir olağan, gerektiği hâllerde Komisyonda temsilcisi olan kurumlardan herhangi birinin daveti üzerine olağanüstü toplanarak bu kararın uygulanmasına ilişkin usullerle ilgili veya ilaç fiyatlarının artırılması, azaltılması ya da aynı kalması yönünde kararlar alır.

Peki, TOBB’un açıklaması ne kadar gerçeği yansıtmaktadır?

Kamu, özel, üniversite hastaneleri ve eczaneler, işlemlerini yetkililerin beyanlarına göre değil 5510 sayılı Kanun, SGK Sağlık Uygulama Tebliği ve Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi üzerinden yapmaktadırlar.

“Enflasyonla topyekûn mücadele’’ programının gereği olarak henüz kamu sağlık hizmetleri fiyat tarifesi EK-2 ‘de yer alan 6330 işlem fiyatında ve Sağlık Uygulama Tebliğinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

Sonuç olarak; McKinsey & Company danışmanlık şirketlerine rapor hazırlatarak sağlığın finansmanının ayrıntılı olarak öğrenen TOBB yetkilileri de çok iyi bilmektedirler ki;  Sosyal Güvenlik Kurumunca sağlanacak sağlık hizmetlerinin fiyatlandırılmasını Sağlık Uygulama Tebliği, GSS kapsamında olmayan kişilere sunulan sağlık hizmet bedelleri Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan  “Kamu Sağlık Hizmetleri Fiyat Tarifesi”, özel hekimlik uygulamaları referans ücretini Türk Tabipler Birliği, ilaç fiyatlarını ise ilaç fiyat değerlendirme komisyonu belirlemektedir.

Gerekli düzenlemeler ve değişiklikler yapılmadan sağlık hizmet sunumuna ilişkin açıklama yapılması göstermelik olup, toplumu yanıltmaya, algı oluşturmaya yönelik siyasi iktidara yaranma çabasıdır.

Önümüzdeki günlerde vatandaş, sağlık hizmeti aldığı poliklinikler, hastaneler ve eczanelerde muayene, ameliyat, tetkik, ilaç ücretlerinde herhangi bir indirim olmaz ise ücretli ve pahalı sağlık hizmetlerine yol açan düzenlemeleri gerçekleştiren siyasi iktidarı değil karşısında muhatap olarak duran kamu/özel hastane işletmelerini, eczacıları ve hekimleri sorumlu olarak görecek ve bu durum hekimlere, eczacılara ve sağlık çalışanlarına şiddet olarak yansıyacaktır.

Bu aldatmacaya ve demagojiye bir an önce son verilmesini istiyoruz. Sağlık hizmetine erişimin piyasa koşullarına göre belirlenmiş ücretlere göre değil, sağlığı bir hak olarak gören anlayışla düzenlenmiş kamucu sağlık politikaları ile sağlanmasını talep ediyoruz.   

Dr. Ergün DEMİR - İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi üyesi

Dr. Güray KILIÇ - İstanbul Tabip Odası TTB delegesi

Sağlık aktuel

Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2018, 19:03



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER