Radyoloji teknisyeninin isyanı...

BİR MESLEK HİKAYESİ

Radyoloji teknisyeninin isyanı...
(RADYOLOJİ TEKNİSYENLERİ=GÖRÜNTÜLEME TEKNİSYENLERİ)
1992 yılında girip, aralıksız 2 yıl okuduğum Radyoloji teknisyenliği bölümünü seçerken laborantlık ve Anestezi ve diğer bölümlerden ve hemşirelik bölümünden bir kademe daha popiler bir meslek olarak tanıdık. 5 saatlik çalışma şartları 30 gün fazla izin (şua) bizi cezpetmişti. Başlangıçta her şey iyi gitti. Radyasyonu da görmezlikten geldik. Yaptığımız iş, diğer meslek sahipleri için basit, zevk için fotoğraf çeken bir meslek grubu olarak algılandı. 5 saatlik çalışma ve 30 günlük ekstra izin hep göze battı, hatta kıskanıldı desek çok yeridir. Bu durum kendi arkadaşlarımız tarafından da her zaman bize vurgulandı. Radyolog Doktor ve Teknisyenin bu durumu daha yukarıdakilerin de dikkatini çekti. Önce Dünya devletlerini baz alarak 9 saat çalışmaya çıkardılar, olmadı 7 saate indirdiler bizlere bir ödül verircesine. Avrupa’yı örnek alırken Avrupa’da teknisyen başına düşen hasta sayısını görmezlikten geldiler. Bizlere sonsuz hastaya hizmet verebilme bilgilerini yüklediler, çünkü belleğimiz sınırsızdı. Siz çok radyasyon almıyorsunuz diyerek, Dozimetrelerimizin düşük doz aldığını hesapladılar( Ne derece inandırıcı) Eskiden gelen sonuçlar bazen çok yüksek çıkmaktaydı, son yıllarda doz limitini aşanı pek rastlayamadık. Radyasyonun izlerini yok etmek, radyasyonu korkulu olmaktan çıkarmak için okulların adını değiştirdiler. Artık bizler Radyoloji Teknisyeni değil, Görüntüleme Teknisyeni olduk, yani arkadaşlarımızın eskiden söylediği gibi fotoğrafçı olup çıktık. O da yetmedi çalıştığımız hastanelerde hep az kadroyla çalıştık, az miktardaki nöbet ücretleriyle sistemin çarkını döndürmeye devam ettik. Daha sonra devlet tüm sağlık çalışanlarının nöbet ücretlerine zam yaptı, sevindik. Hiç olmazsa fazla mesailerimizin karşılığı olarak ücret biraz tatmin ediyordu bizleri. Ama dediler ki kanunen rRadyoloji Teknisyenleri günde 7 saatten fazla çalışamaz ve nöbet ücretini kaldırdılar. Amaçları bir teknisyenin 7 saat bizzat çekim yapabilmesi ve mesai ücretinin ödenmemesi.Ama yeterli teknisyen sayısı tamamlanmamış ve daha da azalmıştır. Emekliliğim yaklaştı nasıl olsa emekli olurum düşünürken 22 yıl oldu fakat yaşı bekleyeceksin dediler ve sözde 20 yılda emeklilik hakkı olan Radyoloji teknisyenini radyasyonla çalışmaya devam ettirdiler. 
Türkiye’nin bütün hastanelerinde Radyoloji Teknisyenleri aynı durumdadır. Ayrıca az dedikleri radyasyon birçok arkadaşımızın Lösemi, Katarakt, Troid Kanseri, Çilt kanseri ve Radyasyona maruz kalınan birçok hastalığa yakalanmış ve de Radyasyondan olmadığı söylenmiştir ya da ispatlanmaya gerek duyulmamıştır. Mesleğim hakkında Üniversitelere hazırlanan gençlere tercih etmeleri konusunda tavsiye de bulunuyordum fakat bu mesleğe başladığım ilk 10 yıl için geçerli idi. Mesleğe başladığım zaman Öğretmenlerden, Polislerden daha fazla maaş almaktaydık. Günümüze geldiğimizde o mesleklerle aramızda çok uçurumlar olmuştur. O mesleklerin bağlı bulunduğu bakanlıklar bizim bağlı bulunduğumuz bakanlıklardan ya çok daha iyi çalışmış ya da bizim bakanlarımız bizim haklarımız konusunda hiçbirşey yapmamıştır.


Bugün Radyoloji Teknisyenlerinin geldiği nokta daha da aşağıya gelmiş, Hemşirelik hizmetlerine bağlanmış, ast durumuna gelmiştir. 
Bu mesleğin diğer sağlık çalışanları seviyesine getirilmesi için adaletli, objektif düşünen bir yöneticiye ihtiyacı vardır. Biz Radyaoloji Teknisyenlerinin haklarımızı korumak adına daha organize olmalıyız. Mesleğinin son demine gelmiş biri olarak bu durum çok ağrıma gidiyor.
YİNE, YENİDEN SAYGIN BİR RADYOLOJİ TEKNİSYENLİĞİ İÇİN BERABER HAREKET ETMEYE BEKLİYORUZ.
SAADETTİN ALBAYRAK
RADYOLOJİ TEKNİSYENİ
Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2016, 17:39



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER