Ehliyet değişiminde sağlık raporu ücreti isyan ettirdi

Ehliyet değişiminde sağlık raporu ücreti isyan ettirdi

Ehliyet değişiminde sağlık raporu ücreti isyan ettirdi
Ehliyet değişiminde isyan ettiren rapor ücreti konu başlıklı haberlerin içeriğin çeşitli yazılı ve görsel medya kuruluşlarında haber olmaktadır. Konu hakkında haber içeriğinde paylaşım yapan kişi / medya mensupları  tarafından eksik ve hatalı gördüğümüz ifadeler söz konusu. Öncelikle ehliyet değişimine esas olarak alınacak sürücü olur raporlarının sadece aile hekimiden alınacağı ifadesi  eksik bir bilgidir. Mezkur genelge incelendiğinde ; 29.12.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni ehliyet yönetmeliği sonrası ; Söz konusu Yönetmelik değişikliği kapsamında sürücü /sürücü adayı sağlık raporu düzenlenmesi işlemi şu şekilde yürütülecektir:

 

1) Sağlık raporu; Bakanlığımıza ve üniversitelere bağlı sağlık tesisleri, aile sağlığı merkezleri ve Bakanlığımızca ruhsatlandırılmış özel sağlık kuruluşlarında (özel hastane, özel tıp merkezi, özel poliklinik ve özel muayenehane) çalışan tabip/uzman tabiplerce düzenlenebilecektir. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığınca verilen eğitim sonrasında sürücü belgesi alacak personelin sağlık raporları kendi kurum tabipliklerince düzenlenebilecektir. Denilmektedir. Ayrıca;

2) Sürücü belgesi sınıfları aşağıdaki şekilde yeniden gruplandırılmıştır;

a) Birinci grup: M, A1, A2, A, B1, B, BE ve F sınıfları,

b) İkinci grup: C1, C1E, C, CE, D1, D1E, D, DE ve G sınıfları.

 

3) Sürücü ve araçlara ilişkin kod tablosu İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenmiştir.

 

4) Sağlık raporu şablonu Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa olarak düzenlenmiş olup yazımız ekinde (Ek-1) gönderilmektedir. Sağlık raporu 4 kısımdan oluşmaktadır;

I. Kısım: Sürücü/sürücü adayının kimlik bilgilerinin ve fotoğrafının olduğu kısımdır.

II.Kısım: Sağlık tesisleri, aile sağlığı merkezleri veya özel sağlık kuruluşlarında görevli pratisyen tabip/aile hekimi tarafından doldurulacak kısımdır.

III.Kısım: Sağlık tesisleri/özel sağlık kuruluşlarında görevli ilgili uzman/uzman tabipler tarafından doldurulacak kısımdır. ;

IV.Kısım: Özel tertibatlı motorlu araç kullanılması gereken durumda il/ilçe sağlık müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyon tarafından doldurulacak kısımdır.

 

5) Sürücü ve araçlara ilişkin kod tablosu İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenmiş olup yazımız ekinde (EK-2) gönderilmektedir. 1’den 100’e kadar olan kod numaraları Avrupa Birliği Mevzuatındaki şekliyle, 100 ve üzerindeki kod numaraları ise sadece ülkemizde kullanılacak yerel kod numaralarıdır.

 

6) Sürücü/sürücü adayı sağlık raporu almak üzere yukarıda zikredilen sağlık tesisleri/özel sağlık kuruluşlarında görevli pratisyen tabip/aile hekimine başvuruda bulunacak ve yazımız ekinde (Ek-3) gönderilen beyan formunu dolduracaktır. Pratisyen tabip/aile hekimi tarafından beyan formu incelenerek beyan formunda belirtilen durumlara sahip olmayan sürücü/sürücü adayının muayenesini yaparak muayene bulgusuna göre sağlık raporunun II.Kısmını doldurup sağlık raporunu tanzim ederek kişiye teslim edecektir. Beyan formunda belirtilen durumlardan bir veya birkaçının olduğu durumlarda ise kişinin o durum/durumlara ait uzmanlık dalı/dalları hariç sağlık muayenesini yaparak sağlık raporunun ikinci kısmına kanaatini belirterek raporu tanzim edecektir.  Yukarıda belirtilen sağlık tesisleri/özel sağlık kuruluşunda çalışan uzman tabip/ tabipler tarafından sürücü/sürücü adayının muayenesinde ve zorunlu olarak veya gerektiğinde yapılması gereken tetkikleri yapılarak sağlık raporunun III.Kısmı doldurularak sürücü belgesi sınıfı ve varsa kısıtlara ilişkin kod numaraları yazımız ekinde gönderilmekte olan kod tablosunda (Ek3) belirtilen şekliyle yazılarak sağlık raporu tanzim edilecektir. Uzman tabip/tabiplerce sürücü/sürücü adayının özel tertibatlı araç kullanmasına karar verilmesi halinde hangi sınıf sürücü belgesi alabileceği ve kod tablosunda belirtilen kodlar yazılmadan sürücü belgesi alabileceği belirtilir ve İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyona gönderilir.  İl sağlık müdür yardımcısı veya görevlendireceği il sağlık müdürlüğü görevlisinin başkanlığında kişinin sağlık raporunda belirtilen tanı ile ilgili branş uzmanı/uzmanları ve  valilikçe kamu kurum/kuruluşlarından veya ilgili meslek odalarından görevlendirilecek bir makine mühendisinden oluşan komisyon tarafından belirlenecek özel tertibat kod numarası ile hangi sınıf sürücü belgesi alabileceği aynı sağlık raporunun ilgili bölümüne yazılır. İhtiyaç duyulması halinde bu Komisyona elektrik mühendisi dâhil edilebilir. Bu Komisyon tarafından sürücü/sürücü adayına sürücü belgesi alamaz kararı verilemez. Bu komisyonun görevi özel tertibat kod numarası ve sürücü belgesinin sınıfının belirlenmesi ile sınırlı olup ilave olarak aracın tadil edilmesini müteakip sürücünün aracı kullanıp kullanamadığını kontrol edebilir.

 

7) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 45 inci maddesi kapsamında İl Sağlık Müdürlüğüne sevk edilen sürücünün muayene ve değerlendirmesi  5’li heyet tarafından yapılarak sağlık kurulu raporu tanzim edilmekte idi. Mezkûr Kanun hükmünde değişiklik yapılması nedeniyle bu şekilde sevk edilen kişi adına 5’li heyet raporu düzenlenmeyecek olup sürücüde meydana gelen bedensel değişikliğin ortopedik olması halinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının, diğer durumların tespitinde ise ilgili diğer uzman tabip/tabiplerin bulunduğu hastaneye sevk edilir. İlgili uzman tabip/tabipler tarafından yapılacak muayene ve değerlendirme sonucunda sağlık raporunun III.Kısmı doldurularak, sürücü belgesi alıp alamayacağı ve varsa kısıtların kod tablosundaki kod numaraları yazılacaktır.

 

8) Kod tablosu 4 bölümden oluşmaktadır: Bölüm a: Sürücü/ sürücü adayının muayene ve değerlendirmesini yapan tabip/uzman tabipler tarafından kullanılacaktır. Bölüm b: Trafik kuruluşlarınca kullanılacaktır. Bölüm c: Milli Eğitim Bakanlığınca kullanılacaktır. Bölüm d: Mezkûr Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından kullanılacaktır.

 

9) Sürücü/sürücü adayı, İl Sağlık Müdürlüğüne vereceği dilekçe ile rapora itiraz edebilir. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sürücü/sürücü adayı, muayene ve değerlendirmesinin yapılabilmesi ve hakkında karar verilebilmesi için raporun olumsuz olmasına neden olan uzmanlık dalı/dallarındaki her uzmanlık dalı için 3’er uzman tabibin bulunduğu hastaneye sevk edilir. Sevke istinaden yapılan muayene ve değerlendirmeye göre kişi adına sağlık raporunun III.Kısmı doldurularak sağlık raporu tanzim edilir ve kişiye teslim edilir. Kişi hakkında uzmanlar kurulunca düzenlenen raporda belirtilen karara göre işlem yapılır. Kişinin bu rapora da itiraz etmesi halinde İl Sağlık Müdürlüğünce daha evvel düzenlenen bütün sağlık raporlarının birer sureti, itiraz dilekçesi ve varsa hastalığına ilişkin takip dosyası Bakanlığa gönderilir.

 

10) Mezkûr Yönetmelik değişikliği ile sürücü belgesine sahip herhangi bir kişinin sağlık muayeneleri esnasında sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmasını gerektiren ve bildirim yükümlüğü olan durumlarda kişiye ait kimlik bilgileri ve hastalığın tanısı tabibin görevli olduğu kurum/özel sağlık kuruluşu tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne/İl Emniyet Müdürlüğüne bildirilecektir.

11) Sağlık raporunda kişinin durumuna özgü daha kısa sürelerde kontrol muayenesi öngörülmemişse düzenlenen sağlık raporu düzenlendiği tarihinden itibaren iki (2) yıl süreyle geçerlidir.   

 

12) Mezkûr Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Sürücü/sürücü adayının motorlu bir aracı kullanmak için gerekli olan yeterli görme keskinliğine sahip olduklarından emin olunması için uygun değerlendirilme yapılır. Kişilerin görme keskinliğinin yetersiz olduğuna ve/veya göze ait bir hastalığa dair bir şüphe söz konusu olduğunda, uzman tabip tarafından muayene edilir.” hükmü yer almaktadır.  Sürücü/sürücü adaylarından iki gözü de gören ve beyan formunda belirtilen renk körlüğü, gece körlüğü (tavukkarası), göz kapağında düşme, çift görme veya şaşılık, blefarospazm, katarakt, afaki veya progresif göz hastalığı bulunmayan kişilerin pratisyen tabip/aile hekimi tarafından görme keskinliği yönünden mezkûr hüküm kapsamında muayenesi yapılır. Göz muayenesinde gözlükle görme keskinliğinin sağlanması halinde “gözlük kullanmak kaydıyla” sürücü belgesi alabileceğine dair sağlık raporu düzenlenir. Pratisyen tabip/aile hekimi tarafından kod tablosunda belirtilen kod numaralarından yalnızca gözlük (01.01), gözlük veya kontakt lensle (01.06) kod numaraları kullanılabilir. Mezkûr hüküm kapsamında görme keskinliğine karar verilememesi veya yukarıda belirtilen durum/durumların olması halinde sürücü/sürücü adayı, göz muayenesi yönünden değerlendirilmek üzere göz hastalıkları uzmanına sevk edilir. Denilmektedir.

 

29.12.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren yeni ehliyet yönetmeliği sonrası Aile hekimleri olarak yaptığımız toplantıda alınan kararlar ve tespitler şöyledir:

 

1- Yeni yönetmelik gereğince tam bir görme ve işitme değerlendirmesinin, iç hastalıkları bakımından diyabet ve hipertansiyon, kalp ve kapak hastalığı, organ yetmezliği, ritm bozukluğu vs açısından tam bir değerlendirmenin yapılması gerekliliği,  psikiyatrik bakımdan IQ testinden, akıl sağlığına, madde ve ilaç bağımlılığından duygu durum ve dürtü bozukluklarına kadar tam bir değerlendirmenin yapılması gerekliliği zaruri hale gelmiştir. Bunun dışında epilepsi, uyku apnesi, kas distrofileri, ekstremite noksanlığı ya da ciddi hareket kısıtlılığı vb durumlarda ortopedik ve nörolojik değerlendirmelerin de istenmesi gerektiği ortadadır.

 



2-Ehliyet raporlarının hekimler tarafından düzenlenmesine yönelik getirilen bu sıkı kriterlerin; ilerde oluşacak hukuki sorunlarda ve olası trafik kazalarında ortaya çıkacak hastalık ve sakıncalar doğrultusunda, raporu veren en başta biz aile hekimlerinin başına büyük maddi ve yasal sorunlar açacağı muhakkaktır. Bundan hareketle Türkiye genelinde, hasta taleplerinde itiraz ve polemikler oluşmaması açısından, biz aile hekimlerinin ehliyet ve diğer rapor gibi başvurularda uygulama ve hareket birliği tesis etmemiz şart olmuştur.

 

3-Yapılan toplantıda yönetmelik gerekleri ve oluşabilecek hukuki ve idari sorunlar değerlendirilmiş olup; ehliyet almak üzere başvuran tüm kişilerin, tarafımızca muayenelerinin yapılmasından sonra tek bir hekim olarak ASM şartlarında kişilerdeki bu riskleri belirlemenin mümkün olmayacağından yola çıkarak GÖZ, NÖROLOJİ, DÂHİLİYE ve PSİKİYATRİ polikliniklerine sevk edilmeleri gerektiği konusunda tam bir mutabakata varılmıştır. Diğer hususlarda tereddüt olduğunda KBB ve ORTOPEDİ polikliniklerine sevk hususu, hekimin kanaat ve takdirine bırakılmıştır. Uygulama ve hareket birliği açısından yukarıda sayılan dört branşa, başvuran her kişinin sevk edilmeleri, ilerde oluşabilecek hukuki süreçleri sıkıntısız geçirmemizi sağlayacaktır.

 

4-Bilinmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi: ehliyetlerin belirli aralıklarla değişecek olması nedeniyle, her defasında rapor gerektiğidir. Dolayısı ile bu gün rapor aşamasında yaptığımız yanlışlık(gece körlüğü, epilepsi v.b.) ilerde başka hekimlerin muayeneleri ile ortaya çıkabilecek ve bizim verdiğimiz raporun doğru olmadığı ortaya çıkabilecektir. TCK ilgili maddeleri ile yargılanabileceğiz. Ayrıca ilgili hekim ömür boyu ehliyet raporu vermekten men edilecektir.

 

5-Başvuran kişilerin, başka hekimlere yönelik zorluk v.s. çıkarmadığı yönündeki söylemleri ve itirazlarında, ilgili aile hekimi ile derhal iletişime geçilerek konunun sorulması ve durumun açıklığa kavuşturulmasının uygun olacağına ayrıca karar verilmiştir.

 

6-Kişinden alınacak beyan formunun hukuki bir koruyuculuğunun net olmadığı kararına varılmıştır. Ayrıca bu beyan formlarının kim tarafından, hangi ortamda ne şekilde ve ne süre ile saklanacağı net değildir.

 

7- Bakanlık tarafından yeni bir uygulama yapılıyor ve bu uygulama hakkında saha bilgilendirilmeye fırsat kalmadan uygulama başlatılıyor. Biz aile hekimi olarak asla hizmetten kaçmayız. Ama vatandaş mağduriyetine sebep olunmaması için hizmet veren kişiler bu konuda yeterli kadar bilgilendirilmeli. Hastanede ki uzmanların bile daha yönetmelik değişiklinden yeni haberleri oldu.

 

8-Aile Hekimleri sevk etmeksizin rapor verirken kişinin hangi sınıf ehliyet alabileceği konusunda resmi rapora görüş yazamıyorlar. Yani kişiyi B sınıfı ehliyet için mi E sınıfı ehliyet için mi muayene ettiklerini belirtemiyorlar..

 

9-Ehliyeti olan kişiler birkaç ay sonra başka sağlık sorunları için muayeneye geldiklerinde sürücü olmalarına engel bir hastalıkları var ise bunu aile hekimleri mi Halk Sağlığı Müdürlüğü mü Emniyete bildirecek. Bildirecek ise nasıl bildirecek. Bunun Türk Ceza Kanunundaki Suçu Bildirmeme karşılığı nedir?

Kişi bir suç işlemiyor. Kişinin sağlık sorununun YASAL bir dayanak olmadan nasıl başka bir kuruma bildirebiliriz?

 

10-İl Sağlık Müdürlükleri teşekkül ettirilecek komisyonların yasal zeminlerini soruyorlar. Bu konuda açıklama yok..

 

SONUÇ OLARAK: İşbu toplantı neticesinde alınan kararlara tüm aile hekimlerinin uyması, ilerde oldukça az sayıda hukuksal sorun oluşmasına sebep olacaktır. Uygulamada oluşacak sorunlarda aile hekimlerinin iletişim içinde olması ve hastanın işini görmekten(!) önce, kendi mesleğinin gereğini doğru şekilde yaparak öncelikle mesleğini ve diğer meslektaşlarını düşünerek hareket etmesi gerektiği ortadadır.

Aldığımız karar sonucu aşağıdaki ibareyi raporun KARAR kısmına yazarak ehliyet raporu verilmesinin uygun olacağını kararlaştırdık.

“Herhangi bir tıbbi rahatsızlığı olmadığını yazılı olarak beyan eden kişinin tarafımca muayenesi yapılmış olup; ileri tahlil-tetkikler ve uzmanlık gerektiren tıbbi bilgilerle tespiti mümkün olan hastalıklar açısından Göz, Dahiliye, Nöroloji, Psikiyatri, ….. Bölümlerine ilgili uzman hekimlerce yönetmeliğe göre muayenelerinin yapılması için sevk edilmiştir. Sevke neden olan uzmanlık muayeneleri hariç, muayene bulgularım ile SÜRÜCÜ BELGESİ ALABİLECEĞİ tıbbi kanaatine varılmıştır. Bu sağlık raporu tek başına geçerli olmayıp sevk edilen uzman tabipler tarafından düzenlenecek sağlık raporları ile birlikte geçerlidir.

BU KONUDA OLUŞTURDUĞUMUZ AKIŞ ŞEMASI İSEŞU ŞEKİLDEDİR;

 

KISA ALGORİTMA:

 

1. Sürücü adayı beyan formunu doldurup imzalayarak hekime başvuracak.(Beyan formunun yasal olarak hekimi koruyucu bir özelliği yoktur )

2. Hekim " Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmeliğe göre sürücü adayını muayene ederek ilgili rapor formatının ilgili yerlerini doldurarak ya tüm riskleri üstüne alarak sürücü olur kararı verecek veya olması gerektiği gibi sürücü adayını ilgili uzman hekim veya uzman hekimlere sevk edecek. Sevk edilen sürücü adayının ilk değerlendirmeyi yapan hekimle işi bitecek, tekrar ilk değerlendirmeyi yapan hekime geri dönmeyecektir.

3. Uzman hekimler kendisine sevk edilen sürücü adaylarını ilgili yönetmeliğin kendilerini ilgilendiren hükümlerine göre muayenelerini yaparak ya sürücü olur kararı yada sürücü olamaz kararı verecek veya özel tertibatlı araç kullanması gerektiğini düşünüyorsa İl Sağlık Müdürlüklerine bağlı komisyona sürücü adayını sevk edecektir.

4. Özel tertibatlı araç kullanması gereken sürücü adayları İl Sağlık Müdürlüklerine bağlı komisyondan olur raporu alarak ancak özel tertibatlı araç kullanma raporu alabilir.

5. Verilen raporların geçerlilik süresi iki yıldır.

6. Sevk edilen sürücü adayının hangi tip sürücü ehliyeti alacağına uzman hekim veya uzman hekimler karar verecektir.Saygılarmla

 

Dr. Akif Emre Eker,

Ankara Aile Hekimliği Derneği YK Başkanı

Medimagazin



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER